ORTOPEDİK HASTALIKLAR, SEBEPLERİ VE TEDAVİSİ

Ortopedik tedavi konusu oldukça geniş bir içeriği barındırmaktadır. bunun nedeni insanoğlunun doğumundan ölümüne kadarki süreç içerisinde geçirmiş olduğu tüm süreçlerde, doğumsal, travma sonrası ya da belirli bir yaş düzeyinin getirisi olarak fiziki olarak geçirmiş olduğu tüm değişimler doğrudan Ortopedinin repertuarı içinde bulunmaktadır. Bu nedenle insanoğlunun kökeninden günümüze kadarki sürece kadar yaşanan değişimler ve tecrübeler köklü bir unsur olmasına sebebiyet vermiştir.

ORTOPEDİ NEDİR?

Orthos ve paedia kelimelerinin bir araya gelmesiyle oluşan Ortopedi sözcüğünün anlamı düzgün (orthos) çocuk (paedia) anlamına gelir. Kökeninde kas ve iskelet yapısını ve de bu yapıyı incelemek, anatomik yapının düzeni ve değişimini incelediği gibi bunların doğum sonu ya da sonrasında gerçekleşen kazanımlar ile oluşan lezyonları inceleme, takip ve tedavi etmeye çalışan uzmanlık dalıdır.

ORTOPEDİK HASTALIKLAR NELERDİR?

Oldukça köklü ve geniş bir içeriğe sahip olması nedeniyle, ortopedinin kendi içinde de ilgi alanları değişim göstermektedir. Bunlar, Çocuk Ortopedesi, Astroplasti, El Cerrahisi, Omurga Cerrahisi, artroskopik cerrahi, ayak – ayak bileği cerrahisi ve onkolojik Ortopedi gibi dalları içermektedir.

Örneğin çocuklarda yaşanan ortopedik vakalar doğuştan ya da gelişimi içerisinde ortaya çıkabilmektedir. Bu tür durumlar aileleri oldukça endişelendiren problemler arasındadır. Özellikle doğum sonrasındaki takip süreci, çocuğun ilerleyen süreçte yaşayabileceği büyük problemlerin önüne geçebilmesi adına oldukça önem arz eder. Sıkça karşılaşılan durumlar, cücelik, doğumsal deforme, kalça çıkığı ya da çarpık ayak gibi rahatsızlıklardan oluşmaktadır.

Bunla birlikte yaş oranı ile gelişen durumlar da söz konusudur. Bunların başında da kemik erimesi, denge duyularında bozulma ya da Antroplasti ( eklem hastalıkları) gelmektedir. Bunların ise en başında eklem kireçlenmesi gelmektedir. Kemiklerin bir araya geldikleri eklem bölgelerinde yaşın ilerlemesi sonucu kayganlığı sağlayan kıkırdağımsı yapı ortadan kalkar ve kemiklerin birbirine sürtmesine sebep olmaktadır. Yine Belirli bir yaş sonrası oluşan Antroplasti eklem bozuklukları (titanyum ve çelik alaşımlı) yapay parçalar ile değiştirilerek tedavi edilir.

Diğer rahatsızlıkları sıralayacak olursak; Ani boyun, sırt ve bel ağrısı (tutulması), ayak bilek ağrısı ve sık burkulma, bacağa vuran ağrı, bacaklarda boşalma hissi bacaklarda güçsüzlük, bacaklarda kısalık (bacak boyu eşitsizlikleri), bacakta his kaybı, uyuşma, bel ağrısı, bel fıtığı belirtileri, boyun ağrısı, denge bozukluğu, diz ağrısı, duruş bozukluğu, düşük ayak, düz tabanlık, eklem sertliği, eklem ve kemiklerde şişme, şişlik, eklemde hareket kaybı, eklemlerde hareket kısıtlığı, elde ve kolda his kaybı ve uyuşma, idrar kontrol kusuru, kalça ağrısı, kas ağrısı, kaslarda güç kaybı, kemik ve eklem ağrısı, kemik ve eklemlerde şekil bozukluğu, kollara vuran ağrı, kollarda güçsüzlük, kramp, omurga eğriliği, omurgada eğrilik, omuz ağrısı, omuz hareketlerinde kısıtlılık, sık sık düşme, sırt ağrısı, spor travmalarına bağlı ağrı ve akupunktur, topallama, yürüme bozuklukları.

ORTOPEDİK HASTALIKLARDA TEDAVİ YÖNTEMLERİ?

Ortopedik hastalıklarda sıkça görülen kireçlenmenin yüksek oranda diz ve kalça bölgelerinde görülmesi, günlük pratiklerde yapılan aktivitelerde de buna yönelik dikkatli hareketler sergilenmesi gerektiğini gösterir. Özellikle bağdaş kurma, merdiven inip-çıkma ya da çömelmek gibi aktivitelerin sıklığı bu rahatsızlıkları tetiklemektedir. Açıkça söylemek gerekirse her şeyin fazlası zarar mantığı bu noktada da geçerli olup, omurga, diz ve kalça eklemlerine aşırı yüklenme yaşanırsa sorunlar çıkmasına neden olacaktır.

Tıp biliminin son zamanlarda tüm alanlarında artış gösteren biyolojik tedavi uygulamaları, ortopedik rahatsızlıklarda da uygulanarak çözüm aranmaktadır. Örneğin söz konusu uygulamaların başında PRP ya da Kök hücre tedavisi gibi uygulamalar gelmektedir. Platelet Rich Plasma (PRP); kanda bulunan “trombosit”ten zengin serum anlamına gelmektedir. Genel olarak kişinin kendi kanından temin edilmektedir. Bu kan özel bir işleme sokulmaktadır. Yapılan işlem sonucu kan içerisinde yer alan pulcuklar ve plazma sıvısının tedaviyi sağlayan faktörleri içermektedir. Böylece problem yaşanan bölgeye söz konusu faktörler iyileştirici özellikler sergileyerek, vücuttaki diğer problemli alanlara hücum etmesini sağlamaktadır. Bu tedavilere örnek verilecek olursa;

ORTOPEDİDE PRP TEDAVİSİ

PRP tedavisi çoğu zaman diresek ve aşil tendinitleri, kas yıpranmaları, topuk dikeni, diz kireçlenmesi, kıkırdak deformeleri ve tendon rahatsızlıkları gibi problemler sonucunda kullanılarak etkili sonuçlar elde edilmektedir.

PRP Uygulamasında;

Hasta kişinin belli bir miktarda kan alınması, elde edilen kanın santrifüj tüpü içine yerleştirilip, belirlenen süre içerisinde santrifüjlenmektedir. Sonrasında ise belirlenen miktar doğrultusunda serum ve trombositler karıştırılıp uygulanacak olan alana enjektesi sağlanmaktadır. Elbette bu tedavinin doğru ellerde gerçekleşmesi önem arz etmektedir. Enjekte edilecek olan plazmanın oranını doğru ayarlayabilmek uzman kişiler tarafından sağlanabilmektedir. Günümüzde bu tedaviyi gerçekleştiren çok sayıda merkez bulunsa da, tedaviyi gerçekleştirecek olan uzman kişilerin tespiti oldukça önemlidir.

ORTOPEDİDE KÖK HÜCRE TEDAVİSİ

Halk içerisinde PRP ile kök hücre tedavisi aynı uygulamaymış gibi genel bir düşünce kurulsa da bu yanlıştır. Tedavi alanları benzer olsa da hazırlanış yöntemleri ve uygulaması daha farklı işlemektedir. Kök hücre kişinin vücudunda yer alan diğer hücrelere değişim sağlayabilen ana hücrelerdir. Bunlar kendi içerisinde ise ikiye ayrılarak Embriyonik kök hücre ve yetişkin kök hücre olarak isimlendirilmektedir. Dokuları yenileyebilme yetisine sahiptir ve vücudun onarımında görev alır.

Kök hücreler hasta kişinin 3 farklı alanından temin edilebilmektedir. Bunlardan ilki kök hücreyi yoğun miktarda barındıran göbek ya da kasık yağarından alınan temin edilmektedir. Bir diğeri ise teknik işlemler sonucu bacak kemikleri ve leğen kemiklerinden alınan kök hücrelerdir. Son olarak ise laboratuar ortamında yetiştirilen kök hücrelerdir. Bunlar kültür hücreleri ile bir araya getirilerek çoğaltılması sağlanır ve hastaya uygulanır.

Kök hücre çoğunlukla diz kireçlenmeleri, tendon sorunları, kıkırdak sorunları, kaynaması zorlaşan kırıklar, eklem ve kıkırdak zedelenmelerinde kullanılmaktadır. Bunun yanında obez kişilere, ileri düzeye ulaşmış olan kireçlenme ve kıkırdak dokusunu tamamen yitirmiş kişilere, romatizma sorunu olan ve bağışıklığı oldukça zayıf kişilere bu tedavi uygulanmamaktadır. Bu nedenle pozitif sonuçlar alabilmek için yapılan tedavide seçili kök hücrelerin doğru oranı, hasta seçimi ve hastaların kilo kaybı, egzersiz gibi günlük pratiklerindeki olumlu uygulamaları da tedavi başarısını etkilemektedir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*